Hüzünle Titreyen Gönüle Bir Ah Dokunur...! Kalbi Kırık Olanın Kalbine Allah Dokunur...!
İnsanlıgın Kalmadıgı Bu Devirde Bizi,İnsan Gibi İnsanlarla Karşılaştır Ya İlahi...!

"Dilsiz değildir suskunluk,çok şey anlatır anlayana.. Kelimelerin anlatamadıklarını haykırır aslında.. Bir kaçış değildir suskunluk,bir bakıştan çok daha fazlasıdır.. Sessiz çığlıkların bir adım ötesidir.. Hayata olan öfken, insanlara olan kırgınlığın, ve daha nicesi ......saklıdır içinde sukunetin.
Rest çekmenin ''asil' halidir ...anlayana...!!!...suskun_çocuk...!!!"

   
 
  ANA SAYFA



SUSKUN_ÇOCUK...!
 
MİNİ_MESAJ
 
 
 
NE GARİP ŞEYDİR ŞU SUSKUNLUGUMA EN UYGUN MAKAMI BULAMAMAK... 16 ziyaretçi burdaydı....e-mail.... posoflu_erkan@hotmail.com

Sana Bakmak Bir Beyaz Kagıda Bakmaktır.Her Şey Olmaya Hazır.Sana Bakmak Suya Bakmaktır.Gördügün Suretten Utanmak Sana Bakmak,Bütün Raslantıları Reddedip Bir Mucizeyi Anlamaktır..Sana Bakmak,ALLAH'A İnanmaktır...!

Sustum ! Birikti yüregimde hüzünler.Sükutumu en güzel DUA'm eyle ya ilahi.!
Yalansın Dünya.!
Tuz basıp yaralarıma, ne kadar susulacaksa o kadar sustum! Tam acılarımı haykıracaktım ki, sustum...!
Bir çığlık kanıyor demedim en derininde yüreğimin... İçimdeki volkanları boğarak sustum...!
Açmadım kimselere yüreğimi...! Hançeri sadece kendime sapladım ve sustum...!
Hüznü yüzümde, acıları gözlerimde topladım sustum...! Bir ah sürüp dudaklarıma...!
Ne kadar susulacaksa, o kadar sustum...!

Diline lal mı degdi eşkiya yüregim,sus oldun birden yoksa saçlarına sonbaharmı geldi..!!!
Canım can cekişiyor, can´ım yine candasın ,Her ne tarafa dönsem,tutulduğum yandasın
Bir sarhoş hasretliğe tutsak edildi gönül Ruhumda yüreğimde, damarımda kandasın
Ben ki zamana karşı bir savaş vermekteyim, Bütün hüsranları hep kendimde görmekteyim
Her gece gözlerime ben seni sürmekteyim Sen kendime döndüğüm, o doğduğum andasın
Şairler ilham alır anlatsam ahvalimi, Hekim koyar teşhisi, anlamadan halimi
Bir onulmaz boşluğa uzatırım elimi Sen bana hem uzakta hem de en yakındasın...!!!

------MAGRURLANMA ------
Dünyaları yarattıgını sanıpta gaflete dalma,kırarak yürekleri binbir ah alma
Bastıkça titretiyorum sanıyorsun yerleri,bir hesap soran olur düşünürsen öteleri
Yaptıkların yanına karmı kalacak sandın,ihtişamına bakıyorsan yaşamın bilki sende yanıldın
Ne güzellikten nede gençlikten kalır eser,hesap vakti gelince mizan kurulur,okunur defter
Kul hakkıyla gelme.! Affetmem dememişmi yaradan,acımadan vurursan kanlar akar yaradan
Umursamaz utanç duymazsan yaptıklarından,nasıl kapanır hesap defterin hesabın sorulmadan
Şimdi genç ve saglıklısın keyfin yerinde,tek başına girecegin yer derinde.!
Sırtında bir kefen,yer yok günahların üzerinde,paralanır kefenin toprak deger NAZLI BEDENİNE
Gel vazgeç kibir,kötülük denilen beladan,henüz vakit varken düşün senden büyük seni yaradan
Uzat ellerini iyiliklerle ve şefkatle dokunsun,dünyada olmasada ötede hesabın kolay olsun…!!!
Silmedin gözyaşını,sevdan ile aglayanın. vay ahvaline yar'im sana bel baglayanın.
Ey yar cigerim yanmada, yanmazmı cigeri,ciger daglayanın....!!!
Gittin canımı yakarak Gittin diğer yarımı yanına katarak Gittin günümü gece yaparak Gelme artık.!
Yaşamın kırılma noktalarında beni birden bire tek başıma bırakınca Sustuysam Onurumdandır...!!!
Deger verdigin insanların bir gün verdigin degere layık olmadıklarını anlarsan...
Bırak üzülme onlar utansın... Anlayan Anladı..!!!
Bülbül Güle Bir Gül Dedi,Gül Gülmedi Gitti,Bülbül Güle Gül Bülbüle Yar Olmadı Gitti...!!!
Her şey unutulurda,bir sen unutulmazsın,Bir iz gibi kalbimde daima kalacaksın..!
Sen vakitsiz gelen kış,beni üşüten yazsın,Fakat yine ısıtan,yakan sen olacaksın..!
İçimde acı içimde Kin,içimde ince ince çürüten bir sızı,Düşünmek kar etmiyor
Aklımla çözemiyorum,Zaman denilen ilaç,Aşırı dozdan götürür mü İnsanı...!!!
Taş yeşermez geçmiş olsada nevbahar,Toprak olda bak nasıl güller açar, Taş gibi idin çok gönül kırdın yeter,Toprak ol üstünde hoş güller biter...!!!
Bir derin kuyuya benzer Yanlız.Taş atmak kolaydır içine; Ama bu taş dibe inecek olursa,deyin bana kim çıkarabilir?
Yalnızı incitmekten sakının ! Ama incitecek olursanız, Eh artık öldürün bee...!!!
**********UNUT GİTSİN ERKAN**********
Ömrümün gizli baharıydı dersin,geçen kışın karıydı,korsan bir hayaldi
Bir yalanıydı düşlerimin,gözümde kalan,dalında solan,bir garip gülümdü dersin.
Unut gitsin.siliver yüreginden şiirlerini,kirpiginde yaştı aktı dersin
Ayların günleri unuttugu gibi,dündü geldi geçti dersin,
Dalların yapraklarını unuttugu gibi,sarardı uçtu dersin.
Anılar geçmişe mahkum,yaşanmayan bir düştü dersin,
Elimden düştü,sırça bir bardaktı dersin kırıldı dersin,
gönlümün sızısı,alnımın yazısı,kaderim degildi dersin
Kalksın kalbindeki agırlıgın bir barışık bir dargınlıgın,zahmetini çekemedim dersin,
Mevsim yanlış,zaman yalan,ben hiç sevmedimki dersin,kazara açmış bir güldü,
birkaç gün yaşadı,öldü dersin,Unut gitsin ERKAN...!!!
İki suskun yürek vardı birbirlerine bakan,İkisi de bir şeyler söylemek istiyorlardı.
Son sözlerini söylemek üzereyken ,İkisi de sustu, vazgeçtiler.
Bir birlerine bildir meden ,Usulca koydular yürek ceplerine son sözlerini söyleyemeden
.............Seni Unutmak................
Bilirim yolu yordamı yok bunun,keşfi yok icadı yok ! Her seferde yarım kalmaya mahkum ve umuda hasret bir türküdür Seni unutmak.HAŞA "Haşa" tanrıyı unutmak gibi imkansız Ve ihtimalsiz bir şeydir seni unutmak
Her neyse "Seni unutmak" diye birşey yoktur aslında Aslında "seni unutmaya"çalışmak vardır,birde
Seni unutmaya çalıştıkça bir türlü "unutamamaya" Alışmak vardır aslında...o kadar!

Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız,ancak kendinizi,sevilecek insan yapabilirsiniz...!
Zamanı kaybettim zaman içinde,mekanım kayboldu ufuklarım yok
Hülyalar,sevdalar güman içinde,umut kuşlarımdan geri dönen yok
Azap yeli esti kül oldu bahçem,devletim yıkıldı pul oldu akçem
Söylemez hallerim lal oldu lehçem,kabeyi kurtaran ebabil’im yok
Sam rüzgarı vurdu soldu güllerim,dua'm kabul olmaz boştur ellerim
Dert ve cefa taşır benim sellerim,bu dert ırmagına hiçbir bendim yok
Aşk devleti olsa Mecnun'da sultan,güllerden mermiler,lale’den kalkan
Kin ve nefret kalksa dünyadan,bu haberi veren Güvercinim yok…!!!
Sensizlik ölümmüş oysa,Oysa ne zormuş ölüm.
Bir damla kan işliyor gözlerime.
Bir damla sen oluyorum,Bir damla kan düşüyor yüregime...!

Sitemlerim büyüyor hiç durmadan sözlerim bir kalemde silebilenlere
Bitti diyorsun bu kadar kolay kolay söylüyorsun,bitti diyorsun tek bir kelimeyle Kan döküyorsun...!!!

Bu yalnızlık bitmeyecek biliyorum.Yüregimde koca bir ateş.
Adın tenimi yakıyor.Adın canıma degiyor
Şükür kaçkını ellerimi en kor alevlerle daglasalar,
Unutup yalancı suretlerle aldattıgım yüregimi,
Yüsuf un karanlıklarına salsalar,
Kurtulamam İbrahim gübi yangınlardan bilirim.
Canım eriyor damla damla,Ve bir "ah" içerimi daglıyor...!!!
-----YÜREGİMİN SAKLISINDAKİ ÖZNELER...! -----
Yazmakla yazmamak arasında gidip geliyorum yine..
Yine bir keşmekeş sarıyor etrafımı..
Sebepsiz susuşlar yaşıyor yüreğim..
Çığlık çığlığa dolaşıyorum aslında ama sessizliğin göbeğinde kayboluyor haykırışlarım..
Kaybolmuş hissediyorum kendimi, kaybolmaktan kurtulmaya çalışırken daha beter yok oluyorum sanki..
Bu kaçıncı kayboluşum diye sorarken kendime, aslında kendimi hiç bulamadığımı fark ediyorum..
Korkuyorum sonra...
Bir titreme alıyor içimi...
Onun, o düşüncenin soğukluğu sarıyor her yanımı..
Bu kaçıncı aklıma gelişi ve kaçıncı kaçışım ondan, her şeyden kaçtığım gibi...
Nerede son bulacak peki bu susuşlar?
Ne zaman son bulacak kaçışlarım?
Ne zaman dur diyecek hayat da, bu yorgunluk ne zaman son bulacak...
Kendi kendine söylenen sözler, söz verişler, gözyaşları ve acı...
Artık dur...
Son bul...
zamanla yerleşir yaşadıkların,
yeniden konumlanır, çoğalır anlamları, önemi kavranır.
bir zamanlar anlamadan yaşadığın sey,
çok sonra değerini kazanır.
yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.
oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır...

............Sana Son Sözüm Hayat.............


Düşünme artık olanı biteni,
Önünde gül yüzlü bir çocuk suretidir gelecek..
İçimi ısıtan yalanın geceye kurban verdiği son ümidiydi,
Bu kırgın savunmasız cümle..

Yıllar yılları kovaladıkça,nefesin yüreğine fazla gelmeye başlayacak.
Ardına bakacaksın ansızın,ne çok acı toplamışım diyeceksin koca bir iç çekerek.
İsyanlara sırdaş acılara küskün yeni kimliğinle,
Belki kızgın belki çaresiz sorular soracaksın,
Adressiz zamanlarına..

Yaşlanmış,kırışıklıklarla bezeli yüzünde,
Istırap hayatın en acı imzası olarak kalacak son nefese kadar..

Ben artık;
Yorgunum
Yılgınım
Biraz kahır dolu biraz çaresiz
Sensiz kimsesiz
Issız ,terk edilmiş
Hüzünlerin başkentiyim..

Pişmanlıklar,yaşanmış yaşanamamış bütün hatıralar o koyu özlemler..
Boğazımda düğümlenmiş,haykırılmayı bekleyen boynu bükük hıçkırıklar..
Zalimim ben..
Utanıyorum kendimden..

Öksüz yetim gibi bıraktığım düşlerim karanlık kuytularda af diliyorlar..
Ne zaman bu kadar gaddar oldum ben ?
Ne ara harcadım umutları ?
Elim değdi yüreğimdeki sen’e,
Bıçak misali keskindim,kanadın durdun
Aldırmadım avuçladım kana kana,ağlaya ağlaya..
Zihnim lal..
Korkuyorum içimdeki intihar heveslisi arzularımdan..

Haydi hayat;ses ver sesime.

Benden alacaklarının hesabını çıkar,
Acılar taşıyor yüreğimden.
Birkaç damla gözyaşım var hala sakladığım,
Hesabımdan düş ben düşmeden.
Dayanmaz buna bu can, girdaplarına sürüklediğin mutlulukların
Senin merhametine ihtiyacı var.
Yalvarsam fayda etmez, yüreğindeki hissiz öfkeler azılı düşmanımdır..
Gücüm yok savaşamam,
Yenildim hüzünlü hazan mevsimlerine..
Yaprak gibi düşüyorum,ez yüreğimi

Sana son sözüm hayat,dinle;
Kabullendim gerçeği,oyun bitti..
Kaybettim..
Sen bir "evet" deseydin ben nelerden "vazgeçerdim"...!!!
Söylesem tesiri yok,sussam gönül razı degil...!!!
Susmak dinlemektir alabildigine hırçın düşünceleri;
Bazen göz yaşlarını saklamaktır,Hüznü sessizlige zincirlemektir
Bazen kaçıp gitmektir.Ve hayatla kaderi birleştirmektir.Susmak...!!!
Bazen Sokakta Giderken,Kendi Kendime Gülümsedigimin Farkına Vardıgımda
İnsanların Beni Deli Zannedecegini Düşünüp Gülümsüyorum...!!!
Çevrenizdeki insanların ne hissettigi yada ne düşündügünden o kadar emin olmayın.
Bazen bir kalbin içinde neler saklandıgını ögrendiginizde herşey için çok geç olabilir...!!!
ASALA BAŞKALARININN UMUDUNU KIRMA,BELKİDE SAHİP OLDUKLARI TEK ŞEY ODUR..!!!
Umut sarpa sardı hevesler yorgun kader yemin etti gülmez kardelen
Deneme gerek yok vaz geçtim ama takvimler geçmişi silmez kardelen

Seni özlemek hata degil,ah çekip agırlıgımca seni özledim şaka degil...!!!

Tohumu topraga serp bitmezse toprak utansın hedefe varmayan mızrak utansın
Sen sev sevebildigin kadar o sevmezse bırak o utansın...!
kırık bir aşk............. hikayesi bu
umutsuzluklarla...........ve hüzünle dolu
güneşinden yoksun; umut, bulutlar ardında,
gökyüzü kapkaranlık ve biz burada ışıksızız
yollar aşılamaz türden, ufuklar bizden uzak
bugünler mutsuz ve yarınlar çok umutsuz
amaçlar belirsiz ve araçlar çok yetersiz
görüşebilmek zor, görüşmemek zor
sevebilmek ve de sevilebilmek
ne kadar mümkün sence
ne kadar olası bu düş
birleşebilir miyiz
sen-ve-ben
bir gün!
Özlemim sana dagların kavuşması kadar uzak.
Özlemim sana bir daha yaşanmayacak kadar yasak
Sarhoşum bir ömür içmiş kadar sana tutsak.
Bir seni unutmadı,unutmazda bu yürege kalsak...!!!
Bazı şeyler affedilmeyecek kadar büyüktür.Ama affetmek büyüklüktür.
Seni affetmek büyüklükse.Bırak yalan dünyada ben küçük kalayım...!!!
---------Beklerim---------

Saymadım hasretinle bu kacıncı gece Bir ihtimal de olsa döner diye beklerim
Ne bir demet karanfil ne bir damla gözyaşı Bir hal hatır sormayı dener diye beklerim

Şu kışta kıyamette ömrüme düşen karda Bir dostuma ugrayıp ahvalimi sorar da
Belki de bir merhamet duyar da Yenilmez gururunu yener diye beklerim

Bir yanda gözlerimde ebediyet uykusu Bir yanda seni son kez görememek korkusu
O güzel ellerinden içersem bir damla su Bütün ızdıraplarım diner diye beklerim

Perdesiz pencereme şafakla söktüğün an Gelipte basucumda boynunu büktügün an
Pınar dudaklarından ismimi döktüğün an İçimdeki yanardağ söner diye beklerim

Dudaklarımda tekbir ellerim göğe açık Sen diye irkilirim ses duysam en ufacık
O güzel gözlerini bir daha son defacık
Dünya gözüyle görmek hüner diye beklerim..
Suskun_Çocuk...!!!

OY SEVMİŞEM SENİ
OY SEVMİŞEM SENİ
Sus gönlüm çok dile getirme.Sen dile getirdikçe gönlün dahada coşoyor.
Sus gönlüm çok laf etme,Az söyleki hakka karşı yalnış kalem çıkmasın.
Bir elif miktarı sus,az kaldı bahara,dayan gönlüm.
Denizin içinde meydena gelen,görünmeyen dalgalar gibi yüregin biliyorum.
Unutmaki ilaç bile beklemeden tesiir etmez,çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz...
Sus gönlüm.Yüzün vuslat göz yaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus...
Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk'u buluncaya kadar sus.
Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar,ulaşamayanlarınsa senin nasibin olmadıgını anlayana kadar
""""...........................SUS...!!!
En sonunda ögrendim galiba,yada kafama vura vura zorla ögrettiler.Neyimi ?
Hiç kimse için kendime saygımı yitirecek bir şey yapmamayı...
Verdigim degeri hak etmeyen insanları silmeyi...Arkama dönüp bakmamayı...
İnsanları degiştiremeyecegimi...
Göz yaşlarımın degerini bilmeyi ve onları,degişmeyecek şeyler için harcamamayı...
Bir çift tatlı söze kanmamayı...Ben izin vermeden kimsenin beni üzemeyecegini...
"""".........................ÖGRENDİM....!!!
Keşke Çocuk Kalsaydık Kalperimiz Yerine DizLerimiz Kanardı.
Sol Yanımız DeğiLde Acıyan Keşke Sadece Dizimiz Olsaydı..
Göz YaşLarımız Biraz Keder Yerine Mutluluk İçin Aksaydı.
Keşke Her İnsanın Gerçekten Seven MECNUN'U Ya Da LEYLA'SI Olsaydı.

Ey yaşlı kaya !
Ey hüznün adresi yüreğim !
İçimin kuraklığında yaşlanırken sonbaharlar,
Münzevi soluk alışlar sergiliyor kederim.
Sen uzak denizlerde bana dalgalanırken,
Girdiğim bahçelerde hiç anılmıyordu ismin.
Topuklu yalanlarla yüreğimin nasırına bastığın gün ,
Üstümün siperinde asılı kaldı sitemim.
Beni bilmediğin tâ o günden beri,
Bilmiyorum nerdesin.
Yokluğunda tav üzerine düşmüş sırça yüreğim.
Ayağı aksıyan ,
Düşük cümlelerimin sebebi,
Hep bundandır bilesin.
Ne yana dönsem kırılıyorum , eğriyim .
Kırılmaya meyilliyim
Kirpiğimin ucunda sallanır uzak geleceğim.

Sen ki; önce yüreğime cemre olup düşen,
sonra kara kışları getiren, sen ki yakamoz olup,
karanlık ıssız gecelerde sahillere ışık gönderen…



Doğaya nispet edercesine, sen ki nurdan bir ışık, sen ki gökten bir yıldırım… Düştün deli gönlüme.
Bu şehir, bu kaldırımlar seni hatırlatıyor hep…
Güller senin kokunu veriyor, kuşlar adına türkü yakmış, ismini söylüyor. Her adım başı sen varsın.
Meğer ne çok sevmişim seni…


Gök sana aşina, güller sana hayran, nehir ki sana susuz…
Bense sana sevdalı. Unuttum demek kolay.
Göz görür gönül sever, dil unuttum der, der de ya yürek…


Hayat bulduğum gözlerinde bir daha, bir daha ölmek için ara sıra oturduğum semte uğrar, gittiğin yerlerde ararım, kaldırım taşlarından, köşe başlarındaki lambalardan sorarım seni…
Bazen yalnızlığımı gizlemek için kalabalık arasına karışır, bazen senle beraber olmak için kuytu bir köşe, karanlık bir gece ararım.

Acıdır zaman…
Hazindir, hüzündür zaman…
Günlerim sayılı. Her geçen gün ecel anına biraz daha yaklaşmaktayım.
Ölüm zamanını bilmek, ölüm anını beklemek: Sensizliğe mahkûmluk.
Biliyor musun zaman ölümdür.

Ben ki her gün bir yaprak misali sararıp solmaktayım.
Dalından kopup rüzgârın akıbetiyle savrulmaktan korkmaktayım.
Biliyor musun bu sevdanın sonu:
ya bir ölü ya da bir deli.
Deymez mi gülüm?
İnan ki değer.
Hem sana hem de bu aşka…!!!

Yaşam Ne kadar acımasız değilmi..?
Bazen anlatamayız yaşadığımız mutluluğu...
Bazende kaybolan iki göz oluruz gözyaşlarında...


Gözlerimiz yaptığımız hatalara takılır,
Yaşadığımız sevdaların gözyaşıyla dolu sayfalarında...
Yüreğimizde dudaklarımıza yansıyan hüzünlü bir burukluk,
Dilimizde söylemeye yüzümüzün olmadığı, keşkelerimiz olur bianda.


Bir bakarız ki onca zamandan sonra koca bir yanlızlık var etrafımızda.
Yalan sevgilerin peşinden koşmaktan yorulmuş dizler,
Her yediği tekmeden sonra ağrıyan bir kalp,
Sahte bakışlara kandığına isyan eden,
Ve geleceği görememiş iki göz...


Evet..! Artık sadece bunlar vardır elimizde...


Oysa ki tek istediğimiz sevgimizi hakeden bir kalp,
Sabah kaltığımızda bakıp; iyi ki varsın diyeceğimiz bir yüz,
Öldüğümüzde yüzümüzde dolaşacak sıcak bir el,
Ve gözyaşları arasında yanağımıza konacak bir veda busesi DEĞİLMİ...?


Çokmu şey istedik acaba hayattan.?
Hiçmi haketmedik sıcak bir sarılmayı.?
Hep yanlış kişiler içinmi akmalıydı gözyaşları.?
Herzaman ayrılıkla mı bitmeliydi yüreğimizde büyüttüğümüz sevdalar.?


Kimsenin Cevap veremediği bir kaç soruydu işte kalemimden dökülenler.
Sanırım şuan çoğumuzun sızlayan bir vicdanı,
Ve gözünün önüne gelen bir ayrılık zamanı var..


Herkesin öldürdüğü bir sevgisi var benim ki gibi,
Herkesin bir günü var içini sızlatan,
Kendi elleriyle yanlızlığa ittiği bir aşk var haince.
Bu yüzden ağlamıyormu yüreğimiz sessizce...
Bu yüzden korkmuyormuyuz yanlızlıktan,
Gün karanlığa döndükçe...

Birgün..!

Belki...!

Bir yerde...!

Eğer(9)canlı bile olsaydın en fazla(8)kez kaçabilirdin ölümden ! bil ki( 7)Dünyada sultan dahi olsan yerin(6)Mekan olacak sana. En fazla(5)Metre kumaş götürebileceksin ! (4)Açsanda gözlerini ! Bu (3)Günlük fani dünyada Azraile (2)Kat olup yalvarsanda nafile Ecel geldiğinde (1)Gün öleceksin ! İşte, o an herşey (0)dan başlayacak. Çünkü

ÖLÜMM BİR YOK OLUŞ DEĞİL, YENİDEN DOĞUŞTUR..!!!

------İ Site Meter